Allerji, vücut normalde zararsız olan maddelere karşı anormal ve zararlı bağışıklık sistemi cevapları vermesidir...
Allerji vucudumuzun bağışıklık sisteminin çevremizde bulunan ve zararlı olmayan bazı maddelere karşı, ki bunlara allerjen denir....
Vücudumuzu hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemi bazı kişilerde, normalde zararlı olmayan maddelere karşı da reaksiyon gösterebilir.
Atopik yani "allerjik bünyeye sahip" kişilerde, allerjenlerle bağışıklık sisteminin tekrarlayan karşılaşmaları sonucunda, allerjenlere karşı IgE tipinde antikorlar oluşur.....
Burunun inflamasyonu dediğimiz iltihabını içeren hastalığı tarif etmede kullanılır. Burun akıntısı, hapşırma ve günde en az 1 saat devam eden burun tıkanmasıyla kendi belli etmektedir.....
“Çocuklarda atopik dermatit”, çocukluk çağı egzeması diye de adlandırılan alerjik deri hastalığıdır. Bu egzema erişkinlerden tamamen farklıdır. Çocukların % 0.5-3' ünde görülen bu rahatsızlık için en yüksek risk anne başta olmak üzere ailede alerjik hastalık olmasıdır. Çocuklarda atopik dermatitin en önemli özelliği bu hastalığın bulgularının sadece deri ile sınırlı olmaması, astım ve alerjik rinit (bahar alerjisi) diğer alerjik hastalıklar için yatkınlık ....
Astımlı hasta egzersiz ve spor yaparken karşımıza çıkabilecek durumlar ve sorunlar hakkında soru cevap şeklinde sizi bilgilendirmeyi amaçlıyor.....
Astımda normal sağlıklı çocuklara yapılan tüm aşılar yapılmalıdır. Bu yapılması gereken aşılar dışında grip aşısı ve pnömokok aşısı (Artık sağlık ocaklarında her sağlıklı çocuğa yapılıyor ve her astımlı hasta için de gerekmiyor) hakkında bilgiler burada verilmiştir....
Anneler çocuklarınızı özellikle ilk 6ay anne sütü ile besleyin. İnek sütünü 1 yaşından önce vermeyiniz. Gereksiz antibiyotik vermeyiniz. Bol su için. İdrarınız koyu ise yeteri kadar su içmiyorsunuz demektir. Kaynak sularını tercih edin.
Taze sebze ve meyva tüketimine küçük yaştan itibaren önem veriniz. Meyvalardan özellikle elma astımı önlemede etkili olabilir. Taze sıkılmış meyva suları kullanılabilir.....
Bronş dediğimiz büyük havayollarının iltihabıdır. Çocuklarda erişkine göre oldukça nadirdir. Akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Akut bronşitte etken sıklıkla virüslerdir. Ayrıca bakteriyel enfeksiyonlar, pasif sigara içiciliği ve mide içeriğinin akciğerlere kaçması denilen reflü de akut bronşite neden olabilir.....
Çocukluk çağında en sık görülen hastalıklar solunum yolu enfeksiyonladır. Çocuklarda solunum yolu denince burun ucundan akciğerlerin en küçük hava keseciklerin ekadar olan bölüm anlaşılır. Bu nedenle bu hattaki burun, boğaz, sinüsler, orta kulak, gırtlak (larinks), bronş, bronşit, akciğer dokusu ve zarlarının iltihapları SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU içine girer....
Astım gelişiminde rol oynadığı kesin kanıtlanmış ve kanıtlanmamış birçok faktörden söz edilmektedir. Bunlar arasında etkisi en net belirlenmiş olan genetik yatkınlıktır. Ailesinde astım öyküsü olan çocuklarda astım riski daha yüksektir. Erkek cinsiyet de astıma yatkınlığı arttırmaktadır. Obesite (fazla kiloluluk) hava yolunun işlevlerini etkileyerek astım riskini arttırmaktadır...
Çocuklarda astım gelişimini önceden belirleyebilecek maalesefki kesin bir bulgu ve bilgi yoktur. Ancak risk faktörleri göz önünde tutularak kalitatif bir risk ön görüsü yapılabilir. Bu risk fakötlerinden en önemlisi...
Çocukların en sık çocuk doktoruna başvuru nedeni ateş yüksekliği ve öksürüktür. En sık ateş yüksekliği nedeni ise de üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimiz nezle, grip, farenjit, bedemcik iltihabı (tonsillit) gibi hastalıklardır. Bu hastalıklarda solunum yolunun üst kısmı yani akciğerle devam eden hava yolunun başlangıcını ilgilendirmektedir....
Ölçülü doz inhalerin kullanımı dikkat, el ve solunum koordinasyonu gerektirir.Ancak her hastada bu şartları sağlamak mümkün olmaz. bu nedenle ÖDİ kullanımını kolaylaştırmak ve bir kerede akciğerlere daha fazla ilaç ulaştırılmasını sağlamak amacıyla hazne adı verilen ara bağlantı parçası..
Bazı mekanlarda aşırı nem olabileceği gibi bazı mekanlarda da aşırı kuru hava olabilir, özellikle kış aylarında kaloriferli evlerde ve yaz aylarında klimalı ortamlarda. İnsanlar için ideal nem oranı %45 ile %50 arasındadır. Havanın kuru olması bizleri ve özellikle bebekleri enfeksiyonlara karşı açık tutar, burun ve boğaz bölgemizi kurutur, gözlerde yanmaya ve dudaklarda çatlamaya yol açar, toz oluşumu hızla olur ve buna bağlı olarak alerjisi olanları daha fazla etkiler...
Çocuklarda hava yollarının (Bronş, akciğer içindeki hava keselerinin) çeşitli nedenlerle inflamasyon denilen olaylarla koruyucu mukaza tabakasının hasarlanmasına ve gözenekler oluşmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu hava yollarında aşırı bir hassasiyet gelişmekte ve sık sık öksürük, hışıltı, nefes daralması şikayetlerinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan bir hastalıktır...
Astım kelimesini bazı doktorlar kullanmaktan kaçınmaktadır. Bu nedenle astım yerine spastik bronşit, alerjik bronşit, reaktif hava yolu hastalığı, bronşit kelimelerini kullanmaktadırlar. Aslında hepsi aynı anlama gelmektedir. ..
Sık tekrarlayan öksürük, hışıltı (Hırıltı) ve nefes sıkışması astımın en önemli belirtileridir. Oyun oynadıktan sonra, koştuktan sonra, egzersiz yaptıktan sonra nefes sıkışması, hışıltı veya öksürük olması da astımın ö nemli bir belirtisidir.
Astımlı çocukların akciğerleri çok hassas olduğu için çok sık hasta olmakta ve sıklıkla gereksiz antibiotik kullanmaktadırlar..
Öncelikle nefes darlığı, hışıltışı solunum, öksürük ve göğüste sıkışma gibi astım belirtileri olmalıdır. Ailesinde astım, egzema, ilaç alerjisi, alerjik nezle gibi herhangi bir alerjik..
Alerjik hastalıklar anne-babadan gelen genetik yatkınlıkla bağışıklık sistemimizin çevredeki bir alerjene karşı normalde verilmeyen bir yanıtı abartılı olarak vermesi ve bunun sonucunda bu vücudun bundan zarar görmesidir. Eğer bu doku bronş ise astım, burun ise saman nezlesi, göz ise göz alerjisi, barsaklar ise besin alerjisi gelişir...
Allerjik hastalıkların tedavisi mümkündür. Ancak belli kurallar dahilinde çocuğun allerjik hastalık açısından yönetimini planlarsanız mümkündür. Bir kere bu bağlamda aile ve çocuk alerji uzmanı arasında mutabakata sağlanmalıdır: Tedavide ilaç + çevresel önlemler + izlem aynı öneme sahiptir...
Astım Tedavisi hakkında birçok bilgiyi burada bulabilirsiniz. Bu tedaviler ancak bu konuda uzman hekimlerince verilmelidir. Burada yazılanlara göre kendi kendinize tedavi uygulamanız uygun değildir. Buradaki bilgiler doktorunuz tarafından verilen ilaçların etkileri ve niçin verildiğini anlamanız için yazılmıştır...
Bu bölümde Astım tedavisinde ve hastalığoın seyri esnasında karşımıza çıkacak birçok özel durum da neler yapılacağı hakkında kısa bilgiler bulabilirsiniz...
Astım tedavisinde temel ajanlar inhale (nefes yolu ile) verilen ilaçlardır.
Çocuklarda bu tedavinin uygun kullanımı başarıyı belirler.
Erişkin hastalardaki gibi derin nefes alma manevrasını yapamayacak olan çocuklara inhale tedavi verebilmek amacı ile aracı cihazlar gerekir. Bu cihazlar ya bir aerokamera ya da bir nebülizatör olabilir.
Astım tedavisinde temel ajanlar inhale (nefes yolu ile) verilen ilaçlardır.
Çocuklarda bu tedavinin uygun kullanımı başarıyı belirler.
Erişkin hastalardaki gibi derin nefes alma manevrasını yapamayacak olan çocuklara inhale tedavi verebilmek amacı ile aracı cihazlar gerekir. Bu cihazlar ya bir aerokamera ya da bir nebülizatör olabilir..
Astım hava yolunun kronik (müzmin) yangısal (iltihabi) bozukluğu olarak tanımlanabilir. Bu kronik yangı, özellikle gece ve erken sabah saatlerinde yineleyen hışıltı, nefes darlığı ve öksürük ile kendini gösteren bir hava yolu duyarlılığına neden olur. Bu ataklar sırasında genelde değişken olan ve kendiliğinden ya da tedavi ile düzelen hava yolu obstrüksiyonu vardır...
Astımda normal sağlıklı çocuklara yapılan tüm aşılar yapılmalıdır. Bu yapılması gereken aşılar dışında grip aşısı ve pnömokok aşısı (Artık sağlık ocaklarında her sağlıklı çocuğa yapılıyor ve her astımlı hasta için de gerekmiyor) hakkında bilgiler burada verilmiştir.

Her geçen gün astımı olan kişi sayısı artmaktadır ve bunun nedenleri sorgulanmaktadır. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalara göre, aşılar ile alerjilerin artışı arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır.
Son zamanlarda yapılan büyük bir çalışmada doğal yolla kızamık geçiren kişilerin geçirmeyenlere kıyasla, çocukluk çağında ve ergen dönemde daha fazla alerjiye yatkın olduklarını gösterilmiştir.
Uzm. Dr Adnan AYDOĞDU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı