Allerji, vücut normalde zararsız olan maddelere karşı anormal ve zararlı bağışıklık sistemi cevapları vermesidir...
Allerji vucudumuzun bağışıklık sisteminin çevremizde bulunan ve zararlı olmayan bazı maddelere karşı, ki bunlara allerjen denir....
Vücudumuzu hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemi bazı kişilerde, normalde zararlı olmayan maddelere karşı da reaksiyon gösterebilir.
Atopik yani "allerjik bünyeye sahip" kişilerde, allerjenlerle bağışıklık sisteminin tekrarlayan karşılaşmaları sonucunda, allerjenlere karşı IgE tipinde antikorlar oluşur.....
Burunun inflamasyonu dediğimiz iltihabını içeren hastalığı tarif etmede kullanılır. Burun akıntısı, hapşırma ve günde en az 1 saat devam eden burun tıkanmasıyla kendi belli etmektedir.....
“Çocuklarda atopik dermatit”, çocukluk çağı egzeması diye de adlandırılan alerjik deri hastalığıdır. Bu egzema erişkinlerden tamamen farklıdır. Çocukların % 0.5-3' ünde görülen bu rahatsızlık için en yüksek risk anne başta olmak üzere ailede alerjik hastalık olmasıdır. Çocuklarda atopik dermatitin en önemli özelliği bu hastalığın bulgularının sadece deri ile sınırlı olmaması, astım ve alerjik rinit (bahar alerjisi) diğer alerjik hastalıklar için yatkınlık ....
Astımlı hasta egzersiz ve spor yaparken karşımıza çıkabilecek durumlar ve sorunlar hakkında soru cevap şeklinde sizi bilgilendirmeyi amaçlıyor.....
Astımda normal sağlıklı çocuklara yapılan tüm aşılar yapılmalıdır. Bu yapılması gereken aşılar dışında grip aşısı ve pnömokok aşısı (Artık sağlık ocaklarında her sağlıklı çocuğa yapılıyor ve her astımlı hasta için de gerekmiyor) hakkında bilgiler burada verilmiştir....
Anneler çocuklarınızı özellikle ilk 6ay anne sütü ile besleyin. İnek sütünü 1 yaşından önce vermeyiniz. Gereksiz antibiyotik vermeyiniz. Bol su için. İdrarınız koyu ise yeteri kadar su içmiyorsunuz demektir. Kaynak sularını tercih edin.
Taze sebze ve meyva tüketimine küçük yaştan itibaren önem veriniz. Meyvalardan özellikle elma astımı önlemede etkili olabilir. Taze sıkılmış meyva suları kullanılabilir.....
Bronş dediğimiz büyük havayollarının iltihabıdır. Çocuklarda erişkine göre oldukça nadirdir. Akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Akut bronşitte etken sıklıkla virüslerdir. Ayrıca bakteriyel enfeksiyonlar, pasif sigara içiciliği ve mide içeriğinin akciğerlere kaçması denilen reflü de akut bronşite neden olabilir.....
Çocukluk çağında en sık görülen hastalıklar solunum yolu enfeksiyonladır. Çocuklarda solunum yolu denince burun ucundan akciğerlerin en küçük hava keseciklerin ekadar olan bölüm anlaşılır. Bu nedenle bu hattaki burun, boğaz, sinüsler, orta kulak, gırtlak (larinks), bronş, bronşit, akciğer dokusu ve zarlarının iltihapları SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU içine girer....
Astım gelişiminde rol oynadığı kesin kanıtlanmış ve kanıtlanmamış birçok faktörden söz edilmektedir. Bunlar arasında etkisi en net belirlenmiş olan genetik yatkınlıktır. Ailesinde astım öyküsü olan çocuklarda astım riski daha yüksektir. Erkek cinsiyet de astıma yatkınlığı arttırmaktadır. Obesite (fazla kiloluluk) hava yolunun işlevlerini etkileyerek astım riskini arttırmaktadır...
Çocuklarda astım gelişimini önceden belirleyebilecek maalesefki kesin bir bulgu ve bilgi yoktur. Ancak risk faktörleri göz önünde tutularak kalitatif bir risk ön görüsü yapılabilir. Bu risk fakötlerinden en önemlisi...
Çocukların en sık çocuk doktoruna başvuru nedeni ateş yüksekliği ve öksürüktür. En sık ateş yüksekliği nedeni ise de üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimiz nezle, grip, farenjit, bedemcik iltihabı (tonsillit) gibi hastalıklardır. Bu hastalıklarda solunum yolunun üst kısmı yani akciğerle devam eden hava yolunun başlangıcını ilgilendirmektedir....
Ölçülü doz inhalerin kullanımı dikkat, el ve solunum koordinasyonu gerektirir.Ancak her hastada bu şartları sağlamak mümkün olmaz. bu nedenle ÖDİ kullanımını kolaylaştırmak ve bir kerede akciğerlere daha fazla ilaç ulaştırılmasını sağlamak amacıyla hazne adı verilen ara bağlantı parçası..
Bazı mekanlarda aşırı nem olabileceği gibi bazı mekanlarda da aşırı kuru hava olabilir, özellikle kış aylarında kaloriferli evlerde ve yaz aylarında klimalı ortamlarda. İnsanlar için ideal nem oranı %45 ile %50 arasındadır. Havanın kuru olması bizleri ve özellikle bebekleri enfeksiyonlara karşı açık tutar, burun ve boğaz bölgemizi kurutur, gözlerde yanmaya ve dudaklarda çatlamaya yol açar, toz oluşumu hızla olur ve buna bağlı olarak alerjisi olanları daha fazla etkiler...
Çocuklarda hava yollarının (Bronş, akciğer içindeki hava keselerinin) çeşitli nedenlerle inflamasyon denilen olaylarla koruyucu mukaza tabakasının hasarlanmasına ve gözenekler oluşmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu hava yollarında aşırı bir hassasiyet gelişmekte ve sık sık öksürük, hışıltı, nefes daralması şikayetlerinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan bir hastalıktır...
Astım kelimesini bazı doktorlar kullanmaktan kaçınmaktadır. Bu nedenle astım yerine spastik bronşit, alerjik bronşit, reaktif hava yolu hastalığı, bronşit kelimelerini kullanmaktadırlar. Aslında hepsi aynı anlama gelmektedir. ..
Sık tekrarlayan öksürük, hışıltı (Hırıltı) ve nefes sıkışması astımın en önemli belirtileridir. Oyun oynadıktan sonra, koştuktan sonra, egzersiz yaptıktan sonra nefes sıkışması, hışıltı veya öksürük olması da astımın ö nemli bir belirtisidir.
Astımlı çocukların akciğerleri çok hassas olduğu için çok sık hasta olmakta ve sıklıkla gereksiz antibiotik kullanmaktadırlar..
Öncelikle nefes darlığı, hışıltışı solunum, öksürük ve göğüste sıkışma gibi astım belirtileri olmalıdır. Ailesinde astım, egzema, ilaç alerjisi, alerjik nezle gibi herhangi bir alerjik..
Alerjik hastalıklar anne-babadan gelen genetik yatkınlıkla bağışıklık sistemimizin çevredeki bir alerjene karşı normalde verilmeyen bir yanıtı abartılı olarak vermesi ve bunun sonucunda bu vücudun bundan zarar görmesidir. Eğer bu doku bronş ise astım, burun ise saman nezlesi, göz ise göz alerjisi, barsaklar ise besin alerjisi gelişir...
Allerjik hastalıkların tedavisi mümkündür. Ancak belli kurallar dahilinde çocuğun allerjik hastalık açısından yönetimini planlarsanız mümkündür. Bir kere bu bağlamda aile ve çocuk alerji uzmanı arasında mutabakata sağlanmalıdır: Tedavide ilaç + çevresel önlemler + izlem aynı öneme sahiptir...
Astım Tedavisi hakkında birçok bilgiyi burada bulabilirsiniz. Bu tedaviler ancak bu konuda uzman hekimlerince verilmelidir. Burada yazılanlara göre kendi kendinize tedavi uygulamanız uygun değildir. Buradaki bilgiler doktorunuz tarafından verilen ilaçların etkileri ve niçin verildiğini anlamanız için yazılmıştır...
Bu bölümde Astım tedavisinde ve hastalığoın seyri esnasında karşımıza çıkacak birçok özel durum da neler yapılacağı hakkında kısa bilgiler bulabilirsiniz...
Astım tedavisinde temel ajanlar inhale (nefes yolu ile) verilen ilaçlardır.
Çocuklarda bu tedavinin uygun kullanımı başarıyı belirler.
Erişkin hastalardaki gibi derin nefes alma manevrasını yapamayacak olan çocuklara inhale tedavi verebilmek amacı ile aracı cihazlar gerekir. Bu cihazlar ya bir aerokamera ya da bir nebülizatör olabilir.
Astım tedavisinde temel ajanlar inhale (nefes yolu ile) verilen ilaçlardır.
Çocuklarda bu tedavinin uygun kullanımı başarıyı belirler.
Erişkin hastalardaki gibi derin nefes alma manevrasını yapamayacak olan çocuklara inhale tedavi verebilmek amacı ile aracı cihazlar gerekir. Bu cihazlar ya bir aerokamera ya da bir nebülizatör olabilir..
Astım hava yolunun kronik (müzmin) yangısal (iltihabi) bozukluğu olarak tanımlanabilir. Bu kronik yangı, özellikle gece ve erken sabah saatlerinde yineleyen hışıltı, nefes darlığı ve öksürük ile kendini gösteren bir hava yolu duyarlılığına neden olur. Bu ataklar sırasında genelde değişken olan ve kendiliğinden ya da tedavi ile düzelen hava yolu obstrüksiyonu vardır...
Bu bölümde astımlı çocukta dikkat edilmesi gereken bazı özel durumlar anlatılmıştır.
Astımlı hastaların %30’a yakınında aspirin, ibufen gibi ateş düşürücü ve ağrı kesicilere karşı ciddi alerji vardır. Özellikle kız çocuklarında ve 10 yaşından büyüklerde görülmektedir. Bu nedenle astımlı ve allerji hastalarında ateş düşürücü kullanılacaksa içinde parasetamol bulunan calpol, termalgine ve tamol gibi ateş düşürücü ve ağrı kesiciler kullanılmalıdır.
Sigaranın zararlı etkileri nelerdir?
Çocukların sigaraya maruz kalması zaturre (pnömoni), bronşit, bronşiolit, hırıltı oluşması veya hırıltının artması, astımın kötüleşmesi akciğer fonksiyonlarının bozulması, orta kulak enfeksiyonları, göz ve burunda irritasyon, ani bebek ölümü ve sık hastaneye başvuruya neden olabilmektedir.
Sigara zararlı etkilerini nasıl oluşturur?
Sigara içinde çok miktarda toksik, karsinojenik madde vardır ve havayollarında doğrudan ve dolaylı olarak zararlı etkileri vardır. Sigara allerjik hastalıklara yatkınlığa neden olmaktadır. Yapılan çalışmalarda kanda IgE dediğimiz alerjiye yatkınlığı gösteren IgE seviyesini artırarak yapmaktadır. Sigara üst ve alt havayollarında inflamasyon gelişmesini tetiklemektedir, havayollarının hassasiyetini artırmaktadır. Çocuğun bulunduğu ortamda sigara içilmesi astım belirtileri, sık tekrarlayan öksürük ve hırıltı gelişmesine neden olabilir.
Sigara hamilelikte içilirse çocuğu nasıl etkiler?
Hamileyken annenin sigara içmesi anne karnında bebeğin akciğerlerin gelişmesini kötü yönde etkilemektedir. Bebek doğduktan sonra astım belirtilerinin daha çok çıkmasına neden olmaktadır.
Sigara astımı nasıl etkiler?
Astımlı çocuğun bulunduğu ortamda sigara içilmesi tedavinin başarısız olmasına ve astım belirtilerinin devam etmesine neden olmaktadır. Astım hastalığı kontrol altına alınmasını engellemektedir. Bu nedenlerden dolayı astım ve akciğer hastalıklarının engellenmesi için sigaradan uzak durulması çok önemlidir.
Balkonda veya mutfakta sigara içilmesi çocuğu korur mu?
Hayır korumaz. Aynı ortamda içilen sigaraya göre daha az etkilemesine rağmen yine de çocuğu kötü yönde etkileyebilmektedir. Sigara içen kişilerin kıyafet ve ağızlarına sinmiş kokular da kokulara hassas olan astımlı çocukları etkileyebilmektedir. Bu nedenlerden dolayı balkon veya mutfakta sigara içilmesi çocuğu korumaz. Sigara içilirken farklı kıyafet giymek, sigara içilmesinden sonra dişlerin fırçalanması, eve gelince duş alınıp kıyafet değiştirilmesi çocuk açısından faydalı olabilecek girişimlerdir.
Arabada içilen sigara astımlı çocuğu etkiler mi?
Astımlı çocuğu olanlar arabalarında da sigara içmemelidir.
Sigara içen anne ve baba ne yapmalıdır?
Sigara için anne veya baba, çocuklarındaki astım hastalığının kontrol altına alınması ve tedavisinde tam başarı sağlamak istiyorlarsa bu alışkanlıklarını bırakması gerekmektedir. Sigara bırakma tedavisinden fayda görülebilir ve sigara bıraktırma merkezlerinden yardım alınabilmektedir.
Enfeksiyonlar astımı nasıl etkilemektedir?
Solunum yolu enfeksiyonları astımlı hastaları tetikleme görevi yaparak astımın belirtilerini başlatabilmektedir. Astım belirtilerini en çok viral enfeksiyonlar tetiklemektedir.
Enfeksiyonlar akciğeri dışardan gelen uyarılardan koruyan mukoza tabakası dediğimiz bölümün hasarlanmasına neden olarak veya astım belirtilerini ortaya çıkaran maddelerin artışına neden olarak astımın tetiklenmesine neden olmaktadır. Ayrıca, enfeksiyon alerjenlerin ve diğer astım krizini tetikleyen faktörlerin etkilerini daha da artırmaktadır.
Astımlı çocuk gribal enfeksiyon geçirirse ne yapılmalıdır?
Gribal enfeksiyon geçirmeye başlayan çocuk nefes açıcı ventolin, bricanyl gibi tedaviler günde 4-6 defa ve her seferinde 2-4 paf başlanması gerekmektedir. Bu nefes açıcı tedavi öksürük kesilince kesilmelidir. En fazla 2 hafta kullanılmaktadır. Çünkü 2 haftadan sonra etkisi çok azalmaktadır. 1 hafta kadar ara verildikten sonra tekrar başlanabilir. Öksürük 2 haftadan daha uzun süre devam ediyorsa doktorunuzla mutlaka temasa geçmelisiniz.
Nefes açıcı tedavi ile birlikte inhale steroidlerin (fliksotide, pulmicort, inflakort gibi pufların) dozları 7-10 gün süreyle 4 kat (maskeyle kullananlarda 8 kat) artırılmalıdır. Örneğin fliksotide 125'den sabah ve akşam bir doz kullanıyorsa günde 4 defa 2 paf (maskeyle kullananlarda 4 defa 4 paf) kullanmaya başlamalıdır. 7-10 gün sonra eski dozuna yani sabah akşam bir kez kullanmaya dönmelidir. Ayrıca soğuk algınlığı başlar başlamaz öksürük çok yoğunsa, akciğerlerden ıslık gibi ses duyuluyorsa ve nefes sıkışıklığı varsa ağızdan steroid tabletler kısa süre kullanılabilmektedir. Bu nedenle doktorunuzla temasa geçmenizde fayda vardır. Astım krizini ciddi hale gelip ve hastanede tedaviye devam edilmesi gerekebilmektedir. Limonlu ıhlamur çayı içilmesi de gribal infeksiyona faydalı olabilir.
Astımlı çocuklarda grip aşısı etkili midir?
Astımlı hastalarda viral üst solunum yolu infeksiyonlarından korunmak için yıllık influanza aşısı (Grip aşısı) önerilmekle birlikte koruyuculuk oranları anlamlı bulunmamıştır.
Yetişkin astım hastalarının %28’e varan oranda aspirin ve diğer aspirin benzeri ilaçların (steroid dışı anti-inflamatuar ilaçlar) alınmasıyla astım alevlenmesi görülür.
Aspirene duyarlı olmanın belirtileri nelerdir?
Aspirine bağlı astımlı hastaların çoğunda belirtiler 30 yaşından önce başlar. Bu hastalarda uzun süreli (kronik) burun tıkanması ve burun için polipler görülmektedir. Aspirine aşırı duyarlığı olan hastalarda aspirin alımından sonra dakikalar içinde veya 1-2 saat içinde astım alevlenmesi görülmektedir. Astım alevlenmesi yanında burun akıntısı, burun tıkanması, göz kaşınması, baş ve boyun bölgesinde kızarıklık, kaşıntılı kızarıklıklar (ürtiker) görülmektedir. Bazen ciddi nefes tıkanması, şok, bilinç kaybı ve hatta solunum durmasına neden olabilmektedir.
Tanı nasıl konulur?
Aspirin duyarlılığının teşhisini koyacak kan testi yoktur. En doğru teşhis aspirin verilerek yapılan provokasyon testidir. Aspirin verilerek yapılan test çok tehlikeli bir test olduğundan her türlü uygulamanın yapılabileceği merkezlerde yapılması gerekmektedir.
Tedavisi nedir?
Aspirin ve benzeri ateş düşürücü ve ağrı kesiciler kullanılmamalıdır. Ateş düşürücü veya ağrı kesici kullanacağınız zaman parasetamol kullanabilirsiniz. Bu tür ilaçların içinde ne olduğunu bilmiyorsanız mutlaka doktorunuza danışmalısınız ve aspirine duyarlı olduğunuzu doktorunuza ve eczacıya hatırlatmalısınız. Aynı zamanda doktorunuzun önerisiyle bazı ilaçlar kullanılabilir. Aspirin kullanması zorunlu olan bazı durumlarda tolerans geliştirmek için desentizasyon denilen aspirine duyarsızlaştırma tedavisi yapılabilmektedir.
Bir kez aspirin duyarlılığı gelişmişse ömür boyu devam edeceği unutulmamalıdır!
Astımlı hastaların çoğunda alerjik nezle de birlikte vardır. Alerjik nezle astımın kötüleşmesine neden olabilmektedir. Küçük çocuklarda astım ve alerjik nezle sıklıkla birlikte görülmesine rağmen ergenlikten sonra tek başına alerjik nezle gelişebilmektedir. Alerjik nezlesi olan çocukların %20’sinde daha sonra astım gelişebilmektedir. Astım teşhisi konan hastalarda mutlaka alerjik nezle, alerjik nezle tanısı konulan hastalarda da mutlaka astım araştırılmalıdır. Astım ve alerjik nezlenin gelişme mekanizmaları benzerdir.
Alerjik nezlenin tedavi edilmesi astımın da düzelmesine neden olabilir. Her iki hastalığın tedavisi ile istenen başarı elde edilebilmektedir.
Sinüzit nedir?
Sinüzit sinüslerin enfeksiyonuna denir.
Sinüzitin belirtileri nelerdir?
Sinüzitin belirtileri ateş, baş ağrısı, burun akıntısı, geniz akıntısı, öksürük ve koku almada bozulmadır.
Sinüzit oluşmasına eğilim yarayan durumlar nelerdir?
Alerjik rinit, burunda polip ve burun tıkanıklığı sinüzit gelişmesine eğilim yaratır ve gribal enfeksiyonlar sonrasında daha kolay sinüzit gelişmesine neden olabilmektedir.
Sinüzit astımı nasıl etkiler?
Sinüzit astımlı hastalarda geliştiği zaman astımın kötüleşmesine neden olabilmektedir. Allerjik riniti olan çocuklarda da alerjik nezlenin kötüleşmesine veya alerjik nezlenin tedavisine cevap vermemesine neden olabilmektedir.
Sinüzit tedavisi nasıldır?
Sinüzit geliştiği zaman mutlaka tedavi edilmelidir. Tedavide antibiyotik, burun tıkanıklığına yönelik tedavi ve alerjik rinitin tedavisi yapılmalıdır.
Polip nedir?
Polip, burun tıkanıklığına neden olabilen burun içini kaplayan mukoza tabakasından oluşan ve üzüm salkımı şeklinde oluşumlardır.
Burunda polip hangi hastalıklarda görülmektedir?
Nazal polip astım, kistik fibrozis ve immotil silia hastalıklarında görülebilmektedir. Bu nedenle nazal polip görülen çocuklar bu hastalıklar açısından incelenmelidir. Astımlı çocuklarda burunda polip astımı olmayanlara göre 5 kat daha sık görülmektedir (Astımlı çocukların yaklaşık %7 ile %20 arasında görülmektedir). Astımlı hastalarda polip görüldüğü zaman aspirine aşırı reaksiyon gösterme olasılığı da yüksektir. Bu nedenle burunda polipi olan astımlı ve alerjik rinitli hastaların aspirin ve aspirine benzeyen ilaçları kullanmaması gerekmektedir.
Burundaki polipler astım ve alerjik nezleyi nasıl etkiler?
Burundaki polipler alerjik nezle tedavisini güçleştirmekte ve astımın kötüleşmesine neden olabilmektedir.
Tedavi nasıl yapılır?
Bu hastaların kesin tanı konulmasından sonra tedavi edilmelidir. Tedavide steroidli burun spreyleri ve çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Çok zor durumlarda ameliyat gerekebilmektedir
Gastroözofageal reflü nedir?
Midedeki besinlerin yemek borusuna kaçmasını engelleyen kapak mekanizması vardır. Bu kapak mekanizmasının yeterince çalışmamasına bağlı asitli mide içeriğinin yemek borusuna geri gelmesine gastroözofageal reflü denir.
Gastroözofageal reflü belirtileri nelerdir?
Ağza ekşi tat gelmesi, göğüste yanma, bulantı, kusma, ağza mama gelmesi, diş erozyonları, ses kısıklığı, boğaz temizleme, müzmin öksürük, astım ve tekrarlayan zaturre gibi birçok belirtilere neden olabilmektedir.
Gastroözofageal reflü astımı nasıl etkiler?
Asitli mide içeriği yemek borusuna kaçmasıyla yemek borusunun alt kısmında inflamasyon gelişebilir ve buradaki sinirleri etkileyebilir. Bu sinir aynı zamanda akciğerleri de kontrol eder (vagus siniri). Bu sinirin etkilenmesiyle akciğerlerde bronkospazm ve öksürük tetiklenebilmektedir. Gastroözofageal reflüye bağlı yakınmalar geceleri daha çok artar. Çünkü çocuk yatağa yatınca mide içeriği yemek borusuna daha kolay geri gelir. Bazen gastroözofageal reflü çok fazla olur ve kusmaya neden olabilir. Bazen de asitli mide içeriğinin küçük miktarları akciğerlere ulaşarak akciğerde hasar oluşturabilmektedir.
Astım hastalarında gastroözofageal reflü 3 kat daha fazla görülmektedir. Astım hastalarının kullandığı nefes açıcılar mide ile özofagus arasında kapak mekanizmasını etkileyerek yakınmaların artmasına neden olabilmektedir.
Reflü teşhisi nasıl konulur?
Sintigrafi ve ilaçlı filmler reflü konusunda bilgiler verir. En doğru teşhisi ise yemek borusunda bir gün süreyle pH metre dediğimiz bir sondanın kalmasıyla konur.
Reflünün tedavisi var mıdır?
Evet vardır. Öncelikle çocuk beslendikten sonra hemen yatırılmamalıdır. Bir saat sonra 45 derece açı olacak şekilde iki yastık kullanılarak yatırılmalıdır. Daha az ve daha sık beslenme, öğün aralarında ve özellikle yatma zamanında yiyecek ve içeceklerden uzak durmaları, yağlı yiyeceklerden, kafein ve çukulotadan uzak durulması önerilmelidir. Doktor tavsiyesiyle ilaç tedavisi kullanılmaktadır. Çok ağır reflüsü olanlara bazen ameliyat gerebilmektedir
Astımda cerrahi müdahale neden önemlidir?
Astımlı hastalarda akciğerlerde ve hava yollarında aşırı hassasiyet, hava akımı kısıtlanması ve aşırı mukus salgılanması nedeniyle cerrahi uygulamalarda solunumla ilgili komplikasyonların çıkmasına yatkınlık bulunmaktadır
Cerrahi müdahalede ne gibi komplikasyonlar gelişebilmektedir?
Cerrahi uygulamalarla ilişkili olarak gelişebilecek başlıca solunum sistemi komplikasyonları zaturre (pnömoni), bronkospazm, akciğerin bir kısmının havalanmaması, solunum yetmezliğidir.
Cerrahi müdahalede komplikasyon gelişme riskini artıran risk faktörleri nelerdir?
Son zamanlarda astım belirtilerinin olması, astım ilaçları kullanılması, hastaneye astım tedavisi nedeniyle yatış olması veya yoğun bakımda yatması risk faktörleri olarak sayılabilmektedir.
Astımlı hastalarda cerrahi müdahale yapılacaksa nelere dikkat edilmelidir?
Astımlı hastalarda akciğerlerde, alerjik nezlede burunda enfeksiyon ve diğer tetikleyicilere hassasiyet artmaktadır. Bu nedenlerden dolayı ameliyat sırasında ve sonrasında solunumla ilgili problemler ortaya çıkabilir. Astımın ciddiyeti, alerjik olduğu alerjenler ve kullanmakta olduğu tedavi, son altı ayda steroid kullanıp kullanmadığı sorgulanmalıdır. Ciddi astımı olanlarda akciğer fonksiyon testleri ve kan gazları değerlendirilmelidir. Solunum fonksiyonları yeterli olmayan hastalarda mümkünse gerekli tedavi verilmelidir. Cerrahi operasyon yapacak doktor, anestezi doktoru ve astım yönünden izleyen doktor arasında koordinasyon kurularak cerrahi operasyon planı yapılmalıdır. Çok riskli hastalarda ameliyat sonrası yoğun bakım şartları sağlanmalıdır.
Cerrahi müdahaleden ne kadar süre önce değerlendirilmelidir?
Acil cerrahi gerekmeyen hastaların en az 1 hafta önce astım yönünden inceleyen doktor tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Çocuğun muayene bulgularına göre ve kullanmakta olduğu tedavilere göre cerrahi müdahale öncesi tedavi düzenlenmelidir.
Cerrahi müdahalenin türü önemli midir?
Bu problemler ameliyatın türüne göre değişmektedir. En yüksek risk göğüs, karnın üst kısmında yapılan ameliyatlarda görülmektedir. Anestezi tipi de önemlidir ve genel anestezi altında yapılan ve endotrakeal tüp dediğimiz nefes borusuna tüp takılması durumunda görülmektedir.
Gebelik astımı nasıl etkiler?
Gebelerin 1/3’ünde astım şiddeti kötüleşir, 1/3’ünde şiddeti azalır ve 1/3’ünde değişmez:
Astım kontrol altına alınmazsa bebek nasıl etkilenir?
Erken doğum, düşük doğum ağırlıklı bebek, beyne okijen gitmemesi ve ölü doğum görülebilir.
Gebelikta hangi astım ilaçları kullanılır?
Teofilin, inhale steroid (Budesonid çok yoğun araştırılmış), B2 agonistler, lökotrien antagonistleri kullanılabilir. Akut alevlenmede nebulize B2 agonist ve sistemik steroid başlanmalıdır. Aksi taktirde bebek daha çok etkilenir.
Gebelikte hangi astım ilaçları kullanılmaz?
Adrenalin, ve dekonjestanlar verilmez. İmmünoterapi başlanması veya doz artırımı tavsiye edilmez. Canlı virüs aşıları yapılmaz.
Anestezi gereken bir durum olursa hangi tür anestezi seçmeliyim
Genel anestezi yerine spinal anestezi seçilmelidir
Çocuk doğduktan sonra emzirirken astım ilaçlarını kullanabilir miyim
Evet, Kullanabilirsiniz.
Anafilaksi nedir?
Yaşamı tehdit eden ciddi alerjik reaksiyondur.
Anafilaksi ve astım birbirinden nasıl ayrılmaktadır?
Anafilaksinin belirtileri astımı taklit edebildiği için iki durumun ayrılması çok önemlidir. Alerjik olunan besin veya ilaçların alımından sonra ilk 30 dakika içinde gelişen bir durumdur. Anafilaksi sıklıkla ilaçlar, immunoterapide alerjen ekstresinin verilmesi, aşılar, böcek sokmaları sonrası gelişmektedir. . Genellikle vücutta kaşıntı ve kızarıklıklar gelişirken astımda daha az oranda görülmektedir.
Anafilaksi belirtileri nelerdir?
Yüzde kızarıklık, kaşıntı, vücutta şişlikler, sesli nefes alıp verme, hırıltı, nefes sıkışması tansiyon düşmesi, karın ağrısı ve bayılmaya neden olabilmektedir.
Anafilaksi tedavisi nasıldır?
Anafilaksi ölümle sonuçlanabileceği için çok hızlı tedavi edilmelidir. Dakikaların önemi vardır. Anafilaksinin yenilenmesini önlemek için nedenin belirlenmesi ve anafilaksi anında yapılacak tedavi hakkında doktorunuzdan bilgi almanız gerekmektedir. Anafilaksi anında adrenalin (epinefrin) oto-enjektörü kullanmasını öğrenmelisiniz.
Uzm. Dr. Adnan AYDOĞDU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı